Türkiye, küresel enerji satrancında yeni hamlesini yaptı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Rusya’nın Gazprom şirketiyle süresi dolan iki doğal gaz ithalat sözleşmesinin toplam 22 milyar metreküplük hacim için yalnızca 1 yıl daha uzatıldığını açıklarken; devlet şirketi BOTAŞ’ın ağırlıklı olarak ABD kaynaklı LNG için 10–15 yıla yayılan uzun vadeli kontratlar imzaladığını, hatta ABD’de gaz üretim projelerine ortak olmayı değerlendirdiklerini duyurdu.
22 milyar m³’lük Rus kontratına 1 yıllık ek süre
Bayraktar’ın verdiği bilgilere göre, yıl sonunda bitecek iki ayrı boru hattı gaz kontratı, toplam 22 milyar m³ için 1 yıllığına uzatıldı. Böylece Türkiye, Rus gazına kapıyı kapatmıyor ama kontrat süresini kısa tutarak manevra alanını genişletiyor.
Türkiye, Rusya’nın Avrupa’daki son büyük gaz pazarlarından biri konumunu korurken, Rus gazının toplam gaz sepetindeki payı son yıllarda yüzde 40’ın altına indirilmiş durumda.
Yetkililer, bir yıllık uzatmanın, hem fiyat pazarlığında Ankara’ya esneklik kazandırdığına hem de LNG tarafında hızlanan çeşitlendirmenin önünü açtığına dikkat çekiyor.
ABD LNG’siyle 1.500 kargo, 10–15 yıllık ufuk
Ankara’nın aynı anda attığı ikinci adım ise LNG tarafında. BOTAŞ ve özel sektör, son bir yılda büyük bölümü ABD çıkışlı olacak şekilde 150 milyar m³ civarında uzun vadeli LNG anlaşmasına imza attı.
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin ABD’den önümüzdeki 10–15 yılda yaklaşık 1.500 LNG kargosu beklediğini, bu çerçevede TPAO’nun Chevron ve Exxon gibi ABD’li enerji devleriyle sahaya ortak olma görüşmeleri yürüttüğünü dile getirdi.
ABD, 2025 itibarıyla 5,5 milyar m³’lük hacimle Türkiye’nin dördüncü büyük gaz tedarikçisi konumuna yükselmiş durumda ve pazar payını artırmaya hazırlanıyor.
Bayraktar, LNG kontratlarının önemli bir bölümünün ABD’nin referans fiyatı olan Henry Hub endeksine bağlı olduğunu, bu sayede fiyat riskinin yönetilmesinin ve yukarı yönlü ani şoklara karşı korunmanın hedeflendiğini vurguluyor.
FSRU’lar, depolama ve nükleerle yeni enerji mimarisi
Türkiye, LNG hamlesini yalnızca kağıt üzerindeki kontratlarla sınırlı tutmuyor. Son yıllarda:
Günlük yeniden gazlaştırma kapasitesi 5 kat artarak 161 milyon m³’e çıktı.
Doğalgaz depolama kapasitesi 6 milyar m³’ün üzerine taşındı.
Halihazırda işletmede olan 3 FSRU ve 2 kara LNG terminaline ilave olarak 2 yeni FSRU daha planlanıyor; bu ünitelerin ileride Fas gibi ülkelere kiralanması da gündemde.
Gaz tarafındaki bu dönüşüme, nükleer enerji planları eşlik ediyor. Mersin Akkuyu’daki santral için Rusya ile süreç sürerken, Sinop ve Trakya’da kurulması planlanan yeni nükleer santraller için Güney Kore ve Kanada merkezli şirketlerle müzakereler devam ediyor; ABD’li Westinghouse da ikinci santrale ortak olmak istiyor.
Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye’nin hem fosil yakıtlarda kaynak ülke çeşitliliğini artırma hem de elektrik üretiminde gaz bağımlılığını orta vadede sınırlama hedefiyle uyumlu.
Ankara’nın denge oyunu: Moskova, Washington ve Brüksel
Ankara’nın Rusya ile kontratları 1 yıl gibi kısa bir süre için uzatması, Avrupa Birliği’nin 2027 sonbaharına kadar Rus gazını tamamen yasaklama planının gölgesinde okunuyor.
AB ülkeleri Rus gazından hızla uzaklaşırken, Türkiye bir yandan TürkAkım üzerinden Avrupa’ya gaz geçişini sürdürerek “bölgesel gaz merkezi” olma iddiasını canlı tutuyor, diğer yandan ABD LNG’sine uzun vadeli bağlanarak transatlantik enerji eksenine adım atıyor.
Ankara’nın İran’la süresi dolacak 10 milyar m³’lük kontratı yenilemek ve Türkmen gazını İran üzerinden artırmak için yürüttüğü görüşmeler de bu geniş denklemin parçası.
Siyaset ve ekonomi cephesinde ise tablo şöyle özetleniyor:
Moskova’dan ani bir kopuş yok, ama bağımlılık kademeli olarak azaltılıyor.
Washington’la enerji üzerinden 100 milyar dolarlık ticaret hedefini besleyen yeni bir kanal açılıyor.
Brüksel’e ise “güvenilir, çok yönlü enerji ortağı” mesajı veriliyor.
Faturaya ve sanayiye etkisi ne olacak?
Uzmanlara göre, kısa vadede hane halkı faturalarında dramatik bir değişim beklenmiyor; ancak LNG kontratlarında rekabetçi fiyatlar, uzun vadede daha öngörülebilir bir maliyet yapısı sunabilir. Öte yandan LNG payının artması, küresel spot fiyatlardaki dalgalanmaları Türkiye için de daha önemli hale getirecek.
Sanayi için en kritik unsur, arz güvenliği. Farklı tedarikçiler, yeni FSRU’lar ve artan depolama kapasitesi sayesinde, olası bölgesel krizlerin ya da tek bir ülkeye uygulanabilecek yaptırımların etkisinin sınırlanması hedefleniyor.
Enerji dosyasını eş zamanlı olarak hem Moskova hem Washington hem de Brüksel’le yeniden yazan Ankara, önümüzdeki 10–15 yılın gaz mimarisini bugünden kurguluyor.

