DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, İran-İsrail hattında başlayan çatışmaların Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendirdi. Savaşın ilk günlerinden itibaren petrol ve enerji fiyatlarındaki artışın, mazot ve gübre gibi temel üretim girdilerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Karal, özellikle tarım sektöründe ciddi maliyet baskısı oluştuğuna dikkat çekti.
Gübre ve Mazotta Fiyat Artışları Üreticiyi Zorluyor
Karal, gübre fiyatlarının kısa sürede hızlı bir artış gösterdiğini hatırlattı. Üre gübresinin ton fiyatının son bir ayda 21-25 bin liradan 34-35 bin liraya yükseldiğini ifade etti. Mazottaki benzer artışı da şöyle açıkladı: “Savaş başladığında mazot fiyatı 61 liraydı. Günümüzde zamlarla birlikte 78 lirayı aştı, 80 liraya yaklaştı. Bu, sadece 25 günde yaklaşık yüzde 30’luk bir artış demek. Çiftçi, hem tarlasını sürecek mazotu hem de ürününü büyütecek gübreyi almakta güçlük çekiyor.”
Artan Maliyetler Tüketiciye Kadar Yansıyacak
Artan maliyetlerin sadece üreticiyi değil, doğrudan tüketiciyi de etkilediğini belirten Karal, "Enerji ve tarım girdilerindeki her yükseliş, kısa sürede pazardaki fiyatlara yansıyor. Lojistikten sanayiye, üretimden raflara kadar tüm süreçler bu maliyet artışından olumsuz etkileniyor. Bahar aylarıyla birlikte üretimin hızlanacağı döneme giriyoruz. Bugün henüz tam hissedilmeyen bu etki, yarın vatandaşın sofrasına çok daha ağır şekilde yansıyacaktır" dedi.
Tarımda Sürdürülebilirlik Tehlikede
Tarım sektöründe sürdürülebilirliğin ciddi risk altında olduğuna dikkat çeken Karal, çiftçinin üretimden çekilmesinin uzun vadede daha büyük krizlere neden olacağını uyardı. Mevcut desteklerin yetersiz kaldığını, ödemelerdeki gecikmelerin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Hükümetten Acil Destek ve Denetim Çağrısı
Karal, devletin acilen devreye girmesi gerektiğini belirterek, "Mevcut destekler hızla ödenmeli, yeni destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir. Mazot ve gübre destekleri artırılmalı, vergi yükü geçici olarak hafifletilmeli, geciken ödemeler derhal yapılmalı, fırsatçılığa karşı denetimler sıkılaştırılmalıdır. Üreticiyi koruyan, vatandaşı ezdirmeyen bir anlayış zorunludur. Devlet kriz anlarında gücünü ve şefkatini göstermeli, adeta babalık görevini üstlenmelidir." şeklinde çağrıda bulundu.

