Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu kapsamında gerçekleştirilen MESEM ziyaretlerine dair görüşlerini paylaşan Esen, mevcut uygulamalar hakkında çarpıcı tespitlerde bulundu. Esen, “MESEM doğru planlandığında çocukları hayata hazırlayan bir model haline gelebilir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, çocukları korumak isterken onları sömürünün bir parçası haline getiren bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

Denetim eksikliklerine vurgu yapan Esen, sadece fiziksel değil psikolojik güvenliğin de sağlanması gerektiğini belirterek, “İşletmelerin çocuklara uygunluğu yeterince denetlenmiyor. Bu nedenle yalnızca fiziksel değil; sosyal, bilişsel ve psikolojik güvenliği de kapsayan kapsamlı bir denetim sistemi kurulmalı” ifadelerini kullandı.

Çalışma koşullarına ilişkin saha raporlarının endişe verici olduğunu dile getiren Esen, “İşletmelerin talebi ve aile izinleriyle çocukların gece 2’ye kadar çalıştırıldığı belirtiliyor. Bu, eğitim değil; açıkça sömürüdür” dedi.

Ulaşım ve güvenlik sorunlarına da değinen Esen, “MESEM öğrencileri için özel ring seferleri düzenlenmeli, belediyelerle koordinasyon sağlanmalı. Bu bir tercih değil, zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

Rehberlik hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çeken Esen, “MESEM’lerde en az 75 öğrenciye bir PDR öğretmeni atanarak acil çözüm bulunmalı” çağrısında bulundu. Esen, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Sistemin tamamen karşısında değiliz. Üretimi artırmak önemli olabilir; ancak bunun bedeli çocukların canı, onuru ve geleceği olmamalıdır.”